Dolar 42,2446
Euro 49,0470
Altın 5.723,51
BİST 10.640,86
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Az Bulutlu
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cum 16°C
Cts 16°C
Paz 16°C
Pts 19°C

Acılı baba emin olmak için cezaevine gitti: Münevver Karabulut olayı gibi şüphe olmasın istedim

Antalya’da üniversite öğrencisi Azra Gülendam Haytaoğlu’nu öldürüp cesedini 13 parçaya ayıran Mustafa Murat Ayhan, cezaevinde bileklerini keserek intihar etti. Kızının katilinin ölümünden emin olmak için cezaevine giden Mustafa Haytaoğlu, “Münevver Karabulut olayında böyle bir şüphe oldu. O yüzden işi sağlama almak için geldim.” dedi.

Acılı baba emin olmak için cezaevine gitti: Münevver Karabulut olayı gibi şüphe olmasın istedim
29 Eylül 2022
A+
A-

Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Azra Gülendam Haytaoğlu, geçen yıl 28 Temmuz’da evden çıktıktan sonra kendisinden haber alınamadı. Telefonu da kapalı olan Haytaoğlu’na ulaşılamayınca Adana’dan gelen babası Mustafa Haytaoğlu, polise kayıp başvuru su yaptı. Antalya polisi, Azra’nın cep telefonundan en son inşaat mühendisi ve emlak ofisi sahibi Mustafa Murat Ayhan ile görüştüğünü tespit etti.

MÜEBBET CEZASI ALMIŞTI
Cinayet masası ekiplerinin çapraz sorguya aldığı Ayhan, cinayeti itiraf etti. Mustafa Murat Ayhan, Varsak’ta ormanda Azra Gülendam Haytaoğlu’nu gömdüğü yeri ekiplere gösterdi. Cesedin parçalarını bulan ekipler, otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna gönderdi. Azra’nın başı tüm aramalara rağmen bulunamadı. Mustafa Murat Ayhan, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. Ağırlaştırılmış ömür boyu hapsi istenen ve Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan Mustafa Murat Ayhan, 30 Mayıs’ta karar duruşmasına çıktı. Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 5’inci duruşmada Ayhan’a ‘nitelikli kasten öldürme’ suçundan ‘ağırlaştırılmış ömür boyu hapis, ‘cinsel saldırı’ suçundan 16 yıl hapis cezası verildi.

BİLEKLERİNİ KESTİ
Mustafa Murat Ayhan, gece yarısı sıralarında tutuklu bulunduğu Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bileklerini keserek intihar etti.

“MÜNEVVER OLAYINDAKİ GİBİ ŞÜPHE OLMASIN İSTEDİM”
Azra’nın babası Mustafa Haytaoğlu ise Diyarbakır’a gitti. Acılı baba kafasında soru işareti kalmasın diye geldiğini belirterek, “Münevver Karabulut olayında böyle bir şüphe oldu. Babası bunu dile getirdi. O yüzden işi sağlama almak için geldim. Ben ona Allah rahmet eylesin de diyemiyorum, ateşi bol olsun da diyemiyorum. Her şeyi Allah’a havale ediyorum. Onu avukatlar savunamayacak. Orada tek başına. Belasını buldu. Bir nebze de olsa benim yakınlarımın, ailemin çevremin hepsinin yüreğine su serpildi.” dedi.

“KEŞKE ÇOCUĞUMUN KAYBOLAN UZUVLARININ YERİNİ SÖYLEYİP ÖLSEYDİ”
Haytaoğlu açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Ama içimde kalan şu; bize bu iyiliği yaptı, intihar etti. Keşke çocuğumun kaybolan kafasını, kaybolan ellerini, bazı uzuvlarının yerini söyleyerek kendini öldürseydi. Artık kızımın mezarına çok rahat gitmek istiyorum. Bu haberi duydum, emin oldum ama vicdanımı rahatlatmak için buraya geldim. Herkesten Allah razı olsun. Devlet bize sahip çıktı. Hükümetimiz, memleketimiz sahip çıktı. Öldüğünden emin oldum. Konuştum, ailesinin gelip alacağını, başka bir cenazeyi almayacağını öğrendim. Kafam rahat olmazsa burada yatarım, gitmem dedim. Sağ olsun savcı bey beni ikna etti. İkna oldum. Sonuçta inançlı insanlarız.

“ÖLDÜĞÜNDEN EMİN OLDUM”
Her şeyden şüphe duymaya gerek yok. Ben sadece emin olmak için geldim ve emin oldum. Cani için çok şeyler konuşmak istemiyorum. Zaten herkes ona gerekli ‘dua’ları ediyor. Kuzumun mekanı cennet olsun. Babasının kendisi için savaştığını gördü eminim. Işıklar içinde uyusun. Karmakarışık duygular içerisindeyim. Saat 20.00 sularında kesici bir aletle intihar ediyor. Daha sonra ambulansta vefat ediyor. Hastaneye naklediliyor. Tek tek dinledim. Sonuçta biz hayatın içindeyiz. Yalan söyleyecek halleri yok. Emin oldum. Benim kızım bir gazeteci adayıydı. Meslektaşınız olacaktı. Haber yapacaktı, haber oldu. Mekanı cennet olsun”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.