Site Rengi

DOLAR 8,658
EURO 10,1795
ALTIN 487,976
BIST 1419,43
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Sağanak Yağışlı

Araştırmalar güzel şeyler duymak için fal baktırdığımızı söylüyor

İnsanlar her zaman bilinmezi merak etmişlerdir. Kimisi aşk hayatını, kimisi okul hayatını, kimisi ise iş hayatı hakkında bilmediği şeyleri öğrenmek için çeşitli yollara başvurur. Fal bunlardan en çok başvurulanı ,en bilinen yoludur. Peki sadece bilmediğimiz şeyler için mi fal baktırıyoruz? Neden fala yöneliyoruz? Fal baktırmamızdaki amaç nedir? Bu gibi sorulara cevap bulmak amacıyla Artvin Çoruh Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Doçent Doktor Mehmet Şükrü Nar’ın “PSİKO-ANTROPOLOJİK BİR OLGU OLARAK FAL ÜZERİNE NİTEL BİR ARAŞTIRMA” makalesinden yaptığı çalışma üzerine kesitler;

Araştırmalar güzel şeyler duymak için fal baktırdığımızı söylüyor
01.07.2021
29
A+
A-

Nar yaptığı alan çalışmasında; Katılımcıların fal baktırma amaçlarının temel nedeninin psikolojik terapi amacıyla güzel şeyler duymak için söz konusu mekanlara geldiği, bunun yanında eğlenmek maksadıyla veya arkadaşlarıyla bir araya gelmenin ve vakit geçirmenin diğer önemli sebeplerden biri olduğunu belirtmiştir. Azımsanmayacak ölçüde katılımcının ise gelecek hakkında fikir sahibi olmanın fal baktırmanın temel nedeni olarak görmektedir. Az sayıda katılımcı ise fal baktırmanın sebebini alışkanlığın bir sonucu olarak belirtmiştir. Psikolojik terapi ya da diğer nedenlerin (güzel şeyler duymak, eğlenmek, gelecek hakkında fikir edinmek… ) altında yatan temel etkenin ise çoğunlukla, diğer ikincil kişilerin kendisi hakkında ne düşündüğü öğrenmek istediği, diğer bir ifade ile ekonomik kaygılardan çok duygusal anlamda birlikteliklerin fala yönelimde etken neden olduğudur.

GİDİLEN FALCILAR ARKADAŞ ARACILIĞIYLA BULUNUYOR

Çoğu kez falcının nasıl bulanacağına dair ortamda bilgi kirliliği vardır. Şu kişi ya da bu kişi çok iyi fal bakar, söylediklerinin neredeyse tamamı çıkar. Ya da şu kafede şu isimli bir kişi bir fal bakar ki söylediklerine inanamazsanız… gibi türden söylemler ortamda dolaşır gider. Dolayısıyla, kimi arkadaş çevresinin söyledikleriyle, kimisi de internette ya da tamamen rastlantısal olarak fal baktıracağı kişiyi bulur. Katılımcıların çoğunun fal baktıracağı yeri ya da kişiyi arkadaşlarının aracılığıyla ya da tesadüf eseri bulduğunu belirtmektedir.

EN SIK BAKILAN FAL TÜRÜ: KAHVE FALI

Katılımcıların tamamına yakını, kahve falını en çok baktırdığı fal türü olarak belirtmiştir. Türk toplumunda kahve içmek geleneksel yeme-içme kültürünün önemli bir parçasını oluşturur. Özellikle arkadaşlar arasında ya da akraba çevresinde toplanmanın önemli bir aracıdır. Bu özelliğiyle kahve, hem bir sosyal-kültürel örgütlenme aracı hem de bir iletişim aracı olarak önemli bir işleve sahiptir. Buna bağlı olarak da her kahve içilen ortamda kahve falına baktırmak ya da isteği içinde bulunmak alışkanlık haline gelen davranış şekli olmaktadır.

ÇOĞUNLUK AYDA BİR KEZ FAL BAKTIRIYOR

Örneklem grubunun çoğunluğunun düzenli olarak ayda en az bir defa düzenli aralıklarla fal baktırdığı, azımsanmayacak ölçüde katılımcı grubun da yılda en az bir veya birkaç defa fal baktırmaya geldiği görülmüştür. Bunun yanında, az sayıda katılımcı birey, süre sınırlaması olmaksınız arada sırada, hatta haftada üç ya da dört kez fal baktırdığını söylemiştir.

FALA İNANMA FALSIZ KALMA

Türk toplumunda fal, genel anlamda dini inanca göre şekillenmekte, fal baktırmak ve söylenenlere inanmak yasaklanmış bir eylem ve bir hurafe olarak kabul edilmektedir. Diğer bir ifade ile fal, günah ve saçma bir olay olarak kabul görmektedir. Bunun yanında fala, sürdürülen bir davranış şekli ya da kültürel bir olay olarak bakılabilir. Şöyle ki: “Fala inanma falsızda kalma” sözü toplumca benimsenmiş, yerleşik hale gelen bir söz olmakta ve bir yönüyle fala inanmanın mantıksızlığı savunulurken, diğer bir yönüyle de insanın güzel şeyler duyma ihtiyacının bir sonucu olarak fala baktırmanın doğallığı savunulmaktadır. Katılımcıların yarısından çoğu, “ Fala inanma falsızda kalma” sözüne atıfta bulunarak falın, toplum içinde alışılmış bir davranış biçimi, sıradan bir eylem şekli olarak kabul edildiğini, geriye kalanının ise dini açıdan günah ve saçma ya da para tuzağı olarak algıladığını, çok az bir kesimin ise eğlence amaçlı vakit geçirme aracı olarak gördüğünü belirtmişlerdir.

Mehmet Şükrü Nar çalışmasının son kısmında ise;” Günümüzde fal, arkadaş veya komşu sohbetlerinde ortaya çıkan kültürel örgütlenme aracı olmasının yanında, modern sanayi toplumunda artan nüfus ve kentleşme olgusuna paralel, gündelik yaşamda daha sık dile getirilen, ticari anlamı çok daha fazla ön planda olan bir tüketim kültürü aracına dönüşmüştür. Bu yönüyle fal, sosyo-kültürel değerler çerçevesinde biçimlendirici işlevlere sahip olan, toplumsal yaşamı da aynı derecede etkileyen bir davranış biçimi olmuştur. Bu kapsamda fal, birey ya da topluluğun gelenek ve göreneğine, ekonomisine, alışkanlıklarına, eğitim düzeyine, ihtiyaçlarına, inanç biçimlerine, davranışlarına göre şekillenen; bir yönüyle ekonomik bir yönüyle sosyal gerçekliği yansıtan psiko-kültürel bir olgu olarak görülebilir” sonucunu elde etmiştir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.