Site Rengi

DOLAR 8,3319
EURO 10,0648
ALTIN 480,49
BIST 1433,24
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Türkiye’de ilk kez bir kamu hastanesinde, Ameliyat provası ile kişiye özel kırık tedavisi

Parçalı ve zor kırıklarda üç boyutlu modelleme ile hastanın kırık kemiğinin birebir tasarımı yapılarak kullanılacak vidanın boyutuna kadar her şey ameliyat öncesi belirlenip kötü sürprizlere yer bırakmadan operasyon tamamlanıyor.

Türkiye’de ilk kez bir kamu hastanesinde, Ameliyat provası ile kişiye özel kırık tedavisi
15.12.2020
40
A+
A-

Hastanın İstanbul’da çekilen ya da tomografisi dijital olarak Ankara’ya gönderiliyor, burada kırık bölgenin milimetrik üç boyutlu modellemesi yapılıyor ve cerrah, sanki hastanın gerçek kemiğinde çalışır gibi bu plastik model üzerinde ameliyatını önceden tasarlıyor. Böylece ameliyat daha küçük kesi ile daha kısa sürede tamamlanıyor ve hasta normal hayatına daha hızlı dönüyor.

İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Askeri Tıp Akademisi Medikal Tasarım ve Üretim Merkezi işbirliği ile, trafik kazası, iş yaralanmaları gibi travmaya bağlı paramparça olan eklem kemiklerinin milimetrik olarak birleştirilmesi ve hastanın çok kısa sürede günlük hayatına dönebilmesi sağlanıyor. Kanuni Sultan Süleyman EAH Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Cemil Ertürk, “Hastanemiz gerek çevre yollarının arasında bulunması dolayısıyla trafik kazalarının fazla olması, gerekse sanayi bölgesinin yakınında olmasından dolayı iş kazası vakalarının sık başvurduğu ve yüksek enerjili yaralanmalara bağlı kırıkların getirildiği bir merkez.


Bu tür yaralanmalarda eklemler, kemikler dağılabiliyor. Bu kırıkları birleştirmek için kullandığımız metal plak ve vidalarsa, standart boyutta fabrikasyon ürünler. Her kırığa birebir uymuyor. Her hastanın kemiği boyut ve anatomik farklılıklar gösteriyor. Kırık hattı da aynı olmuyor. Bu nedenle biz, onlarca çeşit malzemeyle ameliyata girip ameliyat sırasında deneye yanıla bu plakları ve vidaları hastanın kırığına uygun hale getiriyoruz” dedi.


“METAL PLAK VE VİDALAR KEMİĞE UYMAZSA SÖKMEK ZORUNDA KALIYORDUK”

Ameliyat sırasında kesi yeri açıkken bu plakları kırığın durumuna göre eğip bükerek, keserek, bazen ekstra röntgen çekmek zorunda kalıp tekrar o görüntüye göre vidalama, sabitleme işlemlerini gerçekleştirmek zorunda kaldıklarını vurgulayan Prof. Dr. Ertürk, şöyle konuştu:

“Bazen ameliyat sırasında taktığımız plak ve vidaları tekrar tekrar söküp en uygun plağı, vidayı kemiğe tutturmaya çalışıyoruz. Bu da ameliyat süresinin uzamasına, ameliyat sahasının uzun süre açık kalmasına, buna bağlı daha çok kan kaybına ve hem hastanın hem bizim daha fazla röntgen ışını almamıza yol açıyor. Bu olumsuzluklarda artık imdadımıza bilgisayar teknolojisi yetişti. SBÜ GATA’daki Medikal Tasarım ve Üretim Merkezi sayesinde böyle bir kolaylık var ülkemizde. Bu merkezde, üç boyutlu yazıcılarla kişiye özel implantlar üretiliyor. Ülkemizde tek ve Avrupa’da da bir iki merkezden birisi.


Biz, hastanın röntgenini çekip METÜM’e gönderiyoruz. Bir iki gün içerisinde hastamızın kırık kemiğinin birebir plastik modellemesi yapılıyor ve ameliyattan önce bu kemik modeli üzerinde çalışıyoruz. Kısaca hastayı açtığımızda neyle karşılaşacağımızı birebir biliyoruz. Böylece daha küçük kesi ile daha hızlı hareket ediyoruz, daha az kan kaybı ve daha az radyasyona maruziyet ve ameliyattan çıkınca da hastanın konforunu artırmış oluyoruz.”


“HASTAYA NEŞTER DEĞDİRMEDEN AMELİYATI KAFAMIZDA BİTİRİYORUZ”

Operasyon öncesinde böylesine bir prova imkanının ameliyat stratejisini de çok geliştirdiğini söyleyen Prof. Dr. Ertürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İleride daha az revizyon ameliyatı gerekiyor çünkü ilk baştan daha doğru bir ameliyat yapmış oluyoruz. Vidanın boyutunu bile ameliyata girmeden önce belirleyebiliyoruz. Kırıkları sabitlemekte kullanacağımız vidalar, plaklar tabiri caizse ‘cuk’ oturuyor. Ameliyat süresini nereden baksanız yarı yarıya kısaltıyor. Biz bu tür ameliyatlarda o kadar çok zorlanıyoruz ki, çünkü ezbere girmiş oluyoruz operasyona. Röntgendeki görüntü iki boyutlu, kırık hakkında fikir veriyor sadece. Ama içeride neyle karşılaşacağınızdan emin olamıyorsunuz. Attığımız bir vida o an uymuyor, çıkarmak zorunda kalıyoruz, kemik dağılıyor, tekrar yapmak zorunda kalıyoruz.


Bazen saatlerce uğraştığımız, bunaldığımız oluyor. Şimdi üç boyutlu modeller sayesinde birebir boyuttaki maket üzerinde çalışabildiğimiz için ameliyattan önce ameliyatı bitirmiş oluyoruz aslında. Bizzat sanki elimizle hastanın kemiğine dokunmuşuz gibi planlayabiliyoruz. Tüm bunlar, sağlık maliyetleri açısından da avantajlı. Revizyon ameliyatlarının sayısı azalıyor, ameliyathanenin kullanım süresini azaltıyor, radyasyon maruziyetini azaltıyor, enfeksiyon riskini ve hastanede kalış süresini azaltıyor.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.