Site Rengi

DOLAR 8,4424
EURO 9,9969
ALTIN 489,809
BIST 1434,43
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Mevzi Sağanak

Nevzat Tarhan: “Dünyada empati erozyonu var!”

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, TRT Radyo 1’de AİLECE programına konuk oldu. Çocuklarda mahremiyet eğitimi hakkında önemli açıklamalarda bulunan Tarhan, çocuklara mahremiyet eğitiminin anne ve babası tarafından verilmesi gerektiğini ifade ederken, çocuklara küçük yaşta sınırları öğretmek gerektiğinin önemini vurguladı.

Nevzat Tarhan: “Dünyada empati erozyonu var!”
06.07.2021
23
A+
A-

“ÇOCUKLARA MAHREMİYET EĞİTİMİ SADECE ANNE VE BABA TARAFINDAN VERİLMELİ”

Çocuklarda mahremiyet eğitiminin nasıl olmasını gerektiğini anlatan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Çocuk mahremiyet kavramını soyut bir şekilde 5-6 yaşlarında anlamaya başlar. Somut bir şekilde ise 2 yaşından itibaren çocuğa uygun bir şekilde anlatmak gerekir. Çocuk özellikle 3 yaştan sonra evden kopmaya başlıyor, sosyalleşmeye başlıyor. O yüzden bu dönemde çocuk, davranış sınırlarını öğrenmeli. “Hayır” demeyi öğrenmeli. Bu durumda anne ve babanın rehberliği gerekiyor. Mahremiyet eğitimini de anne ve baba yapmalı. 3. bir kişi ki bu psikolog dahi olsa bunu öğretmemeli. Bu durumu öğretecek kişiler anne ve babadan başkası olmamalı” dedi.

“ÇOCUKLARLA BÜYÜK İNSANMIŞ GİBİ KONUŞUYORUZ AMA BÜYÜK İNSAN GİBİ DAVRANMIYORUZ “

Çocuklara mahremiyet eğitimi verirken dikkat edilmesi gereken konulara değinen Tarhan, “Çocuklara özel bölgeyi anlatmalıyız ve o bölgeye kimsenin dokunmaması gerektiği algısını yaratmalıyız. “İç çamaşırına sen izin vermeden ben bile dokunamam” şeklinde mesajlar vermeliyiz çocuklara. Her insanın vücudunda özel bölgesi vardır. Özel bölge o kişiye aittir ve o kişi izin vermeden oraya kimse dokunmamalıdır. Mesela çocuğa annesi banyo yaptırıyor diyelim. Artık annesi çocuğa kendi kendisine banyo yapmasını öğretmesi gerekiyor. Çünkü vücudun özel bölgelerini çocuğun kendisi yıkaması gerekiyor. Bu konulara dikkat edersek eğer çocuk zaten otomatik olarak o bölgelerin özel olduğunu anlar. Mesela çocuğunu severken popoya vurma gibi durumlar var. Popoya vurulduğunda çocuk o bölgeyi haz bölgesi gibi algılar, öğrenir. Bu gibi yanlış öğretmeler kötü sonuçlar ortaya çıkartıyor. Çocuklarla büyük insanmış gibi konuşuyoruz ama büyük insan gibi davranmıyoruz. Bu konuya dikkat etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

“İNSAN SOSYAL İLİŞKİYLE MODERNLEŞİR”

Dünyada empati erozyonun olduğunu belirten ve çocuklara küçük yaşta sınır koymayı öğretmek gerektiğini ifade eden Tarhan, “Dünyada empati erozyonu var. Kişiler başkasının hakkıyla kendi hakkı arasındaki sınırı göremiyor. Böyle kişilerin hak duygusu kendilerine yöneliktir. Kendini özel, önemli ve üstün görür. Böyle kişilerin elinde sembolik bir bıçak vardır ve sürekli bıçaklar. Örneğin evlilikte kişilerin ayrı alanları olmalı. Evlilik demek iki kişinin birbirlerinin kopyası olması değil, iki farklı kişinin benzer amaç için benzer hareket etmesi demektir. “Kişiliğini değiştir gel” demek narsisizmdir. Bu sosyal sınırları öğrenmemekle ilgili bir durumdur. İnsan sosyal bir varlıktır. Sosyal ilişkiyle insan modernleşir. İnsanı medeni yapan sınır koymayı öğrenmektir, birlikte yaşama bilincinin olmasıdır. O yüzden çocuklara küçük yaşta sınırları öğretmek önemlidir” dedi.

“ÇOCUK, “HAYIR” DERSEM SEVİLMEM DİYE DÜŞÜNÜYOR”


Çocuklarda “hayır” deme probleminin katı disiplin sonucu ortaya çıktığını belirten ve çocukların soru sormasının önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Hayır” deme problemi bastırılan çocuklarda oluyor genelde. Katı disiplin sonucu ortaya çıkıyor. Çocuğa sürekli “yapma” deniyor. Çocuğun yapması gereken şeyi anne, baba ya da bir başkası yapıyor. Böyle durumlarda da çocuk “ben yapamam” diye düşünüyor ve birisi ona bir şey söylediği zaman “hayır” diyemiyor. Sanki “hayır” dersem sevilmem diye düşünüyor. “Hayır” demek sevilmemek olarak kodlanıyor. Halbuki çocuğun yeri geldiği zaman anne ve babasına da hayır demeyi bilmesi lazım. Bir anne ve baba çocuğun kendisine soru sormasını itiraz gibi algıladığı zaman çocuk pasif ve korkak oluyor. Böyle özgüveni olmayan çocuklarda toplumda sosyo fobik oluyorlar ya da kendilerini ifade etmekte zorlanıyorlar.  Soru soran çocuklardan korkmayın ama soru sormayan çocuklardan korkun. Soru soran çocuklarda öğrenme isteği vardır. Soru sormaktan korkmaz. O yüzden anne ve babalar çocuğun soru sormasını sağlamalı sabırla dinleyip cevap vermeli. İnsan öğrenmek üzere doğar. Bu da soru sormaktan geçer” dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.